Worldwide source of Comparative Literature

Translation of pieces of literature from all over the world...

Boş Ders ...

14/11/2009


            Course :Knowledge of Life



I am just wasting of time, dont mind about me my teacher

I wont be able to find my dreams in those books ..

Which river to flow into which sea?

Who cares this? While I am drowning in my inside

Tell me If there is still a place where real love exists

I will die If I am not touched …

Choros

If I subtract myself from me, result is not zero ..

Then , this math is cheating us my teacher ..

What we have in our hand, tears and empty hopes..

Calculations are not right anymore my teacher ..

 

This  “science du monde” course (knowledge of life) is how difficult course my teacher

I thought and I decided I cant be able to grow up and become a responsible member of society

If everything is a simple Formula then Chemistry tell me what about hapiness?

My chemstry(my way of being)  is heavily destructed

This world seem to be unmeaningful to me ..             by Feridun Düzağaç

              Boş Ders

Ben bir zaman kaybıyım, beni boş ver hocam
Düşlerimden geçenleri kitaplarda bulamayacağım
Hangi deniz nereye dökülüyor bana ne,
Ben içimde boğulurken...
Hala aşkın olduğu bir yer varsa söyle; dokunulmazsam öleceğim

Şu hayat bilgisi ne ağır dersmiş hocam
Düşündüm, kararlıyım;
Ben adam olamayacağım
Madem her şey basit bir formül, Mutluluğu söylesin kimya

Benim kimyam feci halde bozuldu;
Anlamsız geliyor bana dünya

Kendimi kendimden çıkartsam sıfır kalmaz
Bu matematik bizi kandırıyor hocam
Elde var sorular... gözyaşları... boş umutlar..
Hesaplar tutmaz..
Tutmaz hocam.

 

 

 

Katedral’da bir gelin gördüm I saw a bride in the Cathedral

Gözyaşları ile doluydu bakışları With her eyes full of tears

Ben de ise boş bir kalp ve bir kaç boş kağıt I had an empty heart and some papers

Bir adım öne geldi She came one step front

Geriye dönüp bakmadan kaçıp gitmeli miyim? Should I run without looking back?

Ah, Katedral’de bir gelin sevdim Owh, I fell in love a bride in the Cathedral

Üşümüştüm, titriyordum I was cold, shivering

Nasıl olacağını bilemeden Not know very well how to acting

Yandaki beyaz duvarlara yakardım Begged the white walls on the side

Katedral mezarım oldu Cathedral became my grave

Gelinimi bekler oldum Pazarları Waiting my bride on Sundays

 

Anlam kavramının peşinde tepe taklaktı şimdi kelimeler

Her birinde bir telaş, mana kaygısı güdüyorlardı benliklerinde

Oysa olabildiğine sakindi İstanbul

Vurdum duymazdı, aldırmazdı, olabildiğine gamsız

Kelimeler düşmüş yollara İstanbul caddelerinde yer ararken

Bağrına basmayı reddetmişti çoktan

Yeşil boğulduğunu hissetti bir an için kelimeler ve anlamlar karmaşasında

Her nasılsa cümleler eksik kalıyordu işte

Cümlelerdeki eksiklik vuruyordu İstanbul caddelerine

Ve daha da anlamsızlaşıyordu İstanbul, Yeşil’in eksik cümlelerinin öncülüğünde

Anlam kavramı dalgalanıp rüzgara karışıyordu karşı yakayı Eminönü’ne bağlayan Kadıköy İskelesinde

En çok Yeşil’e koyuyordu bu yok oluş

İstanbul caddelerinin aksine

Yeşil’in ağzından dökülen her bir kelime

Mustafasız bir evrende yalnızlığı tanımlıyor

Izdırabı betimliyordu gelmiş geçmiş halleriyle

Sonra anlam yok oldu birden, yok oldu Yeşil, yok oldu İstanbul

Mustafa zaten yoktu, hiç  varolmamıştı

Varoluşu tanımlamaktan acizdi Yeşilin kelimeleri yokluğun içinde

Belli ki zıtlıklar var edemediler birbirlerini

Belli ki güzdüzün güneşi yetmedi gece karanlığına

Belli ki Yeşil varolamamıştı Mustafa’nın yokluğuyla

Ama belli değildi Mustafa’nın varlığının gerekliliği

Yokluğu tasvir için gelmiş geçmiş zamanda

PS: An example of post-modern Turkish Lit. Translation version is coming soon... 

                 Cat
I did not miss u actually
but Cat missed u.. :)

I did not say "Call her and let her come"
Cat said actually .. :)

She said : "u were loving it much
u were kissing it insatiably
u were holding it as you fall asleep"
Then how could not it miss u in this cases?


It also loved you a lot you know
Happy by your side through the good times and the bad
Don't you miss it as well?

I didn't want you to go actually
The cat wanted this..
Afterwards it said it was regretful

I think u know this cat
It loved you unrequitedly
Perhaps like every other cat it was a little selfish
But come on confess it
You have also a little to blame

Come on I can't stand more
This cat misses you so much...


           Kedi
Ben özlemedim ki seni
Kedi özledi
Çagir onu gelsin diye
Bana kedi söyledi
Çok severmissin onu
Doyamaz öpermissin
Sarilip uyurmussun
Nasil özlemesin ki seni
O da çok severmis hani
Derdinde yanindaymis
Sevincinde o da mutlu
Sen özlemedin mi onu
Ben istemedim gitmeni
Kedi istedi
Sonra pismanim diye
Bana kendi söyledi
Sen bilirsin bu kedi
Karsiliksiz sevdi seni
Belki de her kedi gibi biraz bencildi
Sende itiraf et hadi
Suç biraz da senindi
Dayanamiyorum de hadi
Çok özlemesin bu kedi {#emotions_dlg.cheesy}


2/10/2009